16 Haziran 2025 Pazartesi
Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan Diyarbakır, tarihî ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan bir şehir olmasına rağmen, bölgesel eşitsizliklerin merkezi haline gelmiş durumda. Bu eşitsizliklerin en belirgin yansıması ise işgücü piyasasında yaşanan krizdir. Diyarbakır’daki işgücü krizi, sadece ekonomik değil, sosyal ve bölgesel kalkınma politikalarını da doğrudan etkileyen önemli bir sorundur.
Bölgesel eşitsizlikler, temel olarak ekonomik kalkınma, altyapı eksiklikleri, eğitim olanaklarının yetersizliği ve yatırım eksikliği gibi faktörlerden kaynaklanmaktadır. Diyarbakır, sanayi yatırımlarının sınırlı kalması ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle iş fırsatları açısından dezavantajlı konumdadır. Bu durum, genç nüfusun işsizlik oranlarının artmasına neden olurken, nitelikli işgücü açığını da büyütmektedir.
Diyarbakır’da işsizlik oranları Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmektedir. Özellikle genç ve kadın işgücü katılımı düşük seviyelerde kalmaktadır. Bölgedeki kayıt dışı ekonomi de işgücü piyasasının sağlıklı işlemesini engelleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, işgücü niteliğinin yeterince geliştirilmemesi, işsizliğin kalıcı hale gelmesine neden olmaktadır.
Diyarbakır, Türkiye’deki bölgesel eşitsizliklerin en somut örneklerinden birini yaşarken, işgücü krizi de bu durumun en görünür yansımasıdır. Bölgesel kalkınma politikalarının etkin uygulanması, eğitim ve yatırımların artırılmasıyla Diyarbakır’daki işgücü piyasasının sorunları aşılması mümkündür. Bu bağlamda, sürdürülebilir ve kapsayıcı çözümler, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimi için hayati önem taşımaktadır.